28 Ekim 2026

Miyese Nine ve Bereketin Sihirli Anahtarı ✨

 


Bir zamanlar, dağların kuytusunda, taş evli şirin bir köy vardı. Bu köyün koruyucusu ve en bilgesi, herkesin Miyese Nine dediği pamuk gibi bir kadındı. Miyese Nine, eski bir anahtarı ve gümüş yeleli bir kuşu yanından ayırmazdı.

Bu anahtar, sıradan bir metal parçası değildi. Köyün ortasındaki çeşmenin altındaki gizli bir bölmeyi açardı. Orada, köyün tüm neşesinin ve bereketinin kaynağı olan kadim bir tohum saklıydı. Miyese Nine, her bahar bu tohumdan bir parçayı çeşmenin suyuna katar, böylece köyün ağaçları daha gür meyve verir, tarlaları daha bereketli olurdu.

Turkuaz yeleli kuş ise Miyese Nine'nin sadık yardımcısıydı. Kuş, her sabah erkenden çeşmenin başına konar ve köyün neşesini müjdeleyen bir şarkı söylerdi.

Bir gün, köye uzak diyarlardan gelen bir yabancı bu tohumun hikayesini duydu. Tohumu ele geçirmek ve tüm berekete sahip olmak istedi. Gece yarısı sessizce çeşmeye yaklaştı. Ancak anahtar Miyese Nine'deydi ve kuş onu fark etmişti. Kuş, uyanıp bağırmaya başlayınca köy halkı uyandı. Yabancı kaçmak zorunda kaldı.

Miyese Nine, o günden sonra anahtarı boynuna asmaya başladı. Kuş ise çeşmenin başından hiç ayrılmadı. Köy halkı, bu olaydan sonra birlik ve beraberliğin önemini daha iyi anladı. Miyese Nine'nin bilgeliği ve kuşun sadakati sayesinde, köy bereketli ve huzurlu bir şekilde yaşamaya devam etti.

12 Ekim 2026

Prenses ve Altın Balık

 



Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda, pembe evlerle dolu şirin bir kasabada, mavi saçlı bir prenses yaşarmış.

Bir gün prenses, gökyüzünden süzülür gibi gelen kocaman altın bir balık görmüş. Balık dile gelmiş:

— Sevgili prenses, sana bir dilek hakkı vereceğim. Ne dilersin?

Prenses biraz düşünmüş ve gülümseyerek cevap vermiş:

— Bütün kasabada herkes mutlu olsun, kimse kendini yalnız hissetmesin!

Altın balık kuyruğunu sallamış. O anda kasabanın evleri ışıl ışıl parlamış, sokaklar kahkahalarla dolmuş. Prenses o gün anlamış ki en büyük sihir, başkalarını mutlu edebilmektir. ✨

05 Ekim 2026

Şemsiyenin Altındaki Küçük Kız...

 


Bir gün küçük kız, yağmurdan korunmak için rengârenk şemsiyesini açıp çatılarda yürümeye başladı. Tam o sırada karşısına uzun bacaklı, beyaz bir leylek çıktı.

Leylek ona, “Uzaklarda yağmur hiç durmuyor. Oradaki çocuklara biraz neşe götürmek ister misin?” diye sordu.

Küçük kız gülümsedi ve şemsiyesini gökyüzüne doğru kaldırdı. Şemsiyenin üzerindeki kirazlar bir anda parlamaya başladı. Her kirazdan minicik bir mutluluk damlası düştü.

O günden sonra ne zaman yağmur yağsa, çocuklar gökyüzünde kırmızı kirazlı bir şemsiye aradı. Çünkü biliyorlardı ki küçük kız ve leylek, yağmurun içindeki mutluluğu dağıtmak için yine yollardaydı. 🌸☔️🕊️


Resim yapma hevesim...

 Bu aralar resim yapmaya başladım. Kendimi her boşlukta kalemlerin, boyaların ve kağıtların yanında masa başında buluyorum. Sandalyeye oturunca saatler nasıl geçiyor anlamıyorum bile. Çizip kalkacağım diyorum, kalkamıyorum. Boyayıp kalkayım diyorum, kalkamıyorum. İnce işleri halledip kalkarım derken bir de bakıyorum ki hepsi bitmiş. Tam bırakacakken bişeyler daha ekleyesim geliyor. :)  Sanırım bu iş bir süre böyle ilerleyecek. Çizdiklerimi ilhan aldığım kişinin tüm resimlerini ve kendisi hayranlıkla takip ediyorum. Kendisine buradan ayrıca teşekkür ediyorum. Gerçi kendisi bunu görmeyecektir ama olsun. Üstümde kalmasın değil mi ;). 

Search